Çanakkale’nin Ayvacik Ilçesi’ne bagli Behramkale Köyü’nde üç bin yil önce denize karsi kurulmus olan antik bir kenttir. Midilli Adasi’nin karsisindaki yamaca kurulmus olan bu kent tepeden limana dogru inerken büyüleyici bir manzara ile karsi karsiya birakir sizi. Sonradan yapilan Behramkale Köyü ise denizden gelebilecek tehlikelere karsi korunmak amaciyla tepenin diger yamacina kurulmus. Buranin tarihte bilinen ilk adi Assi'dir.

Yaklasik üçbin yildir üzerinde medeniyetlerin yasadigi bilinir. M.Ö. birinci binden itibaren Ege Adalari’ndan buralara göçler oldugu düsünülmektedir. Bölgeye sirasiyla Midilli’lerin sonra Perslerin, Romalilarin, Bizanslilarin ve en sonunda da Osmanli’larin yerlestigi söylenir. Aristo Atina’dan gelerek Assos Bölgesi’nde yasaminin bir kismini geçirmis ve bu arada burada bir felsefe okulu kurmustur. M.Ö. 347 ve 344 yillari arasina denk gelen bu olgu Assos’un bugünkü varligini bile etkilemektedir, bölgede felsefeye dair bir çok kültürel ve sanatsal etkinlik düzenlenmektedir.

Bölgede yapilan kazilar ve buluntular da bölgeye özelligini katan unsurlardir. Bölge arkeologlarin ilgi odagi olmustur. Kazilar bugün de devam etmektedir. Ilk kazilar 1881-1883 yillari arasinda, Clark ve Bacon baskanligindaki Amerikan kazi ekibince gerçeklestirilmis. 1980 yilinda da, Prof.Dr. Ümit Serdaroglu baskanligindaki Türk arkeolog ve uzmanlardan olusan bir ekip kazilara tekrar baslamistir. 2005’te Ümit Hocanin vefatiyla kazi çalismalarini Doç. Dr. ……. Yürütmeye devam etmistir.

Bölgenin önemli antik yapilari arasinda Athena tapinagi (M.Ö. 530 yilinda Akropol'ün en yüksek noktasinda 236 metre yükseklige kurulmustur. Edremit Körfezi ve Midilli (Lesbos) adasini seyretmektedir.
Tapinak Anadoluda’ki en eski Dorik (Eski Yunan mimarliginda, alti genis, üstü dar, ortasi siskince, yivli sütunlarin belirledigi bir tapinak düzeni. Eski Yunan mimarliginin ilk üslubu olup, Dor kavimlerine baglandigi için bu adi almistir. Sütunlarin üzerinde ince bir plak halinde, kenarlari yukari, disa taskin sütun basliklari vardir. Sütunlarda altlik yoktur. Basliklar üzerinde bir tabla bulunur.

Taban kirisi ile saçak arasinda da üçüzyivler ve aynalar yer alir- http://www.mimar.cc) tarzdaki tapinaklardan biridir. Helenistik Dönem çakil mozaik döseme ve sunak, daha sonra yok olmustur. Tapinagin kabartmalari, Paris, Boston ve Istanbul Arkeoloji müzelerindedir.) Agora (kentin sosyal, politik ve ticari merkezi), akropol (sehrin önemli yapilarini içinde bulunduran, en yüksekteki iç kale)

(Hem denize, hem de karaya egemen bir tepeye kurulan Akropol, 3 kilometre uzunlugunda bir surla çevrili. Isçiligi ve mimarisi açisindan döneminin önemli surlarindan biri olarak nitelendiriliyor.), Antik Tyatro, Gymnaisum, meclis yapisi, nekropol, bulunmaktadir.
Osmanli Dönemi’nde ise Hüdavendigar Camii ve Behramkale Köprüsü bölgenin tarihi özelligini artiran yapilardandir.

Hüdavendigar Camii 14. yüzyilda, I.Murad döneminde yeni kentin kuruldugu yerde yüksek bir tepeye kurulmus görkemli bir yapidir. Minaresi yoktur.
Behramkale Köprüsü ise yine 14. yüzyilda T
uzla Çayi üstüne yerel taslardan yapilmistir. Sivri kemerli yan gözler 7 metre, orta göz 15 metre yüksekligindedir. Köprü bugün kullanilmamaktadir.